Hakkında ilamsız icra takibi başlatılan bir kişiye icra dairesinden ödeme emri tebliğ edilir. Borçlunun bu aşamada en önemli hakkı, itiraz hakkıdır; doğru ve süresinde kullanıldığında takip kendiliğinden durur.
İtiraz Süresi: 7 Gün
Genel haciz yoluyla ilamsız takiplerde borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmek zorundadır. Bu süre hak düşürücüdür; yedinci günün sonunda itiraz edilmemişse takip kesinleşir ve alacaklı haciz aşamasına geçebilir.
İtiraz, takibin yapıldığı icra dairesine veya borçlunun bulunduğu yerdeki icra dairesi aracılığıyla yazılı ya da sözlü olarak yapılabilir. Uygulamada itiraz dilekçesi UYAP üzerinden veya elden icra dairesine sunulur. İtiraz için harç ödenmez.
Neye İtiraz Edilebilir?
- Borca itiraz: “Böyle bir borcum yok”, “borç ödendi”, “borç zamanaşımına uğradı” gibi itirazlardır. Kısmi itiraz mümkündür; ancak kısmi itirazda itiraz edilen miktarın açıkça gösterilmesi gerekir, aksi hâlde itiraz hiç yapılmamış sayılır.
- İmzaya itiraz: Takip adi bir senede dayanıyorsa ve senetteki imza borçluya ait değilse, imzaya itirazın ayrıca ve açıkça yapılması zorunludur.
- Yetki itirazı: Takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı iddiasıdır ve esasa ilişkin itirazlarla birlikte ileri sürülmelidir.
İtirazın Sonucu ve Alacaklının Yolları
Süresinde yapılan itirazla takip durur. Bu noktadan sonra top alacaklıdadır; takibe devam edebilmek için iki yoldan birini seçmek zorundadır:
- İtirazın iptali davası (İİK m.67): Alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede dava açar. Davayı kazanırsa takip devam eder; borçlu, itirazında haksız çıkmışsa alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilebilir. Borçlunun itirazı haklıysa bu kez alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilir.
- İtirazın kaldırılması (İİK m.68): Alacak, imzası ikrar edilmiş senet veya kanunda sayılan nitelikli belgelerden birine dayanıyorsa, alacaklı altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
Süre Kaçırıldıysa: Menfi Tespit Davası
Yedi günlük süreyi kaçıran ancak gerçekte borçlu olmayan kişi çaresiz değildir; menfi tespit davası (İİK m.72) açarak borçlu olmadığının tespitini isteyebilir. Ne var ki bu dava takibi kendiliğinden durdurmaz; takibin durması için mahkemeden teminat karşılığı ihtiyati tedbir talep edilmesi gerekir ve koşulları daha ağırdır. Bu yüzden altın kural, yedi günlük süreyi asla kaçırmamaktır.
Not: İtiraz dilekçesindeki bir eksiklik (örneğin kısmi itirazda miktar belirtmemek, imza itirazını açıkça yazmamak) telafisi olmayan sonuçlar doğurabilir. Ödeme emri elinize ulaştığında aynı gün bir avukata danışmanız en sağlıklısıdır.